14 Eylül 2010 Salı

H.Ç.T. ye mektuplar...7.mektup...(14eylül2010)

Merhaba minik erkeğim,

Bu sabah baban 3 günlüğüne Adana ya uçtu, bilmediğim bir şehirde yalnız hissetmiyorum çünkü sen varsın. Sabah baş başa keyifli bir kahvaltıdan sonra seni kreşe bıraktım. Artık kreşini çok seviyorsun, bana bay bay diyerek öpücükler yollayarak veda ediyorsun, evdeyken kreşin broşürlerini öpüyorsun.
Canım oğlum,4 günlük bayram tatilinden 2 gün önce döndük.4 günde 2400km yaptık. Antalya – Ankara –Samsun-Giresun ve tekrar aynı yolları döndük. Bana hiç zorluk çıkarmadın, akıllı sabırlı, iyi huylu oğlum benim. Yalnız sonlara doğru molalardan sonra arabaya binmekte biraz nazlandın-ki arabayla dolaşmak en sevdiğin şey-çok normal benim bile canım arabaya binmek istemedi. Bu kısa seyahatimizde neler oldu? Hasan Çınar, anneanneyi, büyükbabayı, babaanneyi, dedeyi, halayı, teyzeleri, büyük büyük teyzeyi ve kuzenleri gördü, şımardı da şımardı kudurdu da kudurdu. Hasan Çınar, köy gördü, serbestçe dolaştı, tavukları kovaladı, inekleri gördü, sadece kitaplarda gördüğü şeyleri gerçek hayatla eşleştirdi. Dalından armut yedi, üzüm yedi, incir yedi. Hasan Çınar, bu kısacık tatilde kelime haznesine yeni birçok kelime ekledi böylece kalabalık ortamların konuşma becerisine olumlu katkısı kanıtlanmış oldu.
27 ağustos 2010 benim doğum günümdü ve Hasan Çınar annesine “anne” sözcüğünü hediye etti. Oğlum artık “anne” de deyince de “anne” diyor. Hatta artık her fırsatta anne diyor. Bir şey bozulduğunda ya da cd bittiğinde “ANNE YAAA” bile diyor. Hayatımın en güzel hediyelerinden biriydi, teşekkürler oğlum. Hasan Çınar, amcasına sanki askerlik arkadaşıymış gibi bu tatilde “HAKAAA” demeye başladı. Yeni eklenen diğer sözcükler “hadi,aç,hondma(dondurma)”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder