14 Eylül 2010 Salı

H.Ç.T. ye mektuplar...6.mektup...(23ağustos2010)

Sevgili oğlum Çınar; 2 ay oldu Antalya'ya babanın yanına nihayet taşındık,hasret bitti.Bu defa başka hasretler var.Sanırım en çok Sevgi teyzeni,oğulları Ömercan ve Emre yi, Can amcayı bir de tabi ki Bernoş u en çok özleyeceksin,belki de unutacaksın.Unutmaman için sık sık resimlere bakıyor videolar izliyoruz.Taşınır taşınmaz bir haftalığına Ankara ya gittik.Anneannenin yeni evinde kuzenlerin Elif ve Erenle sünnet mevlütü yaptık.Döndük , yerleşme telaşına Ankara dan en büyük teyzen Ferhan ve kızı Ezgi yardıma geldiler,bir hafta kalıp gittiler.Sonra İstanbul dan Selma halanın ikizleri Onur ve Merve geldi,onlar gitmeden Konya dan Yiğit abin geldi..Tam 15 gün Antalya da koca bir aile olarak yaşadık.3 gün Çıralı da tatil bile yaptık.Şimdi herkes gitti, 3 kişilik çekirdek ile olarak kaldık.Bir hafta önce kreşe başladın bebeğim.16 ağustos 2010,henüz 21 aylıksın, kreş için küçük bir yaş, çok erken biliyorum ama imkanlarımız dahilinde en makul çözüm buydu meleğim.İlk gün güle oynaya girdin kreşin kapısından,5 saat sonra seni almak için kreşe yanına geldiğimde ; sakin, şaşkın, olgun, durgun yavaşça kucağıma çıkıp sıkıca sarıldın,öptün,başını göğsüme dayadın ve kımıldaman 2 dk. öylece durdun. Çok duygulanım ama ağlamadım.2.3.4.5. ve 6. gün ayrılırken hep ağladın. Öğretmenin ağlamayı kısa tutuğunu, yemeğini yediğini, uyuduğunu, oyunlara katıldığını söylüyor, bu veriler senin çok uyumlu bir bebek olduğunu gösteriyor.
Çok akıllısın, her şeyi anlıyorsun ama henüz konuşmaya başlamadın. 12 gün sonra 22 aylık olacaksın. Dondurmaya bayılıyorsun,Algida nın simgesini gördüğünde çıldırıyorsun.Bugünlerde sıkıştığın zaman çok net anne diyorsun ama “anne” de oğlum dediğimde ya sadece ağzını kımıldatıyor ya da “nene “ diyorsun.Havuza, denize bayılıyorsun,kolluklarla yüzebiliyorsun bu erken bir gelişim.Karalama yapmayı ve masal kitaplarını seviyorsun.
Antalya çok sıcak ve nemli, bu nedenle pişik,isilik en sonunda mantara çevirdi,iki kez cilt uzmanına gittik,altın genelde açık ve çeşit çeşit kremlerimiz var.Dediğim olsun istiyor, isteğinde diretiyorsun.Sürekli buzdolabını açıp kapatıyorsun.Sanırım “teribble two” dönemine giriyoruz.DVD player ında miki fare cd sini saatlerce izlemek istiyorsun ama bu konuşma becerini olumsuz etkiler sınır koymaya çalışıyorum.Her iki elinin işaret parmağını yukarı kaldırıp dans ediyorsun bu da miki farenin dansı yani cd yi çalıştır demek istiyorsun.Her iki elini yumruk yapıp birbirine sürtüyorsun buda direksiyon hareketi yani arabayla dolaşmak istiyorsun.Dondurma istediğinde şimdilik “do” diyorsun.Kreşe başladığından beridir suratıma patlatıyorsun sanırım tepki…Her şeyi öpüyorsun,babanın terliklerini gösteriyorsun,”babanın terlikleri oğlum” diyorum,şappp diye terlikleri öpüyorsun.Seninle sohbet ettiğim de ya da sorular sorduğumda “hııı hııı hııı” diye tepki veriyorsun.Genelde yemek seçmeyen bir bebekken bu günlerde ne yeyip ne yemeyeceğine kendin karar veriyor sofrada parmağınla işaret ediyorsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder